Teknopark İstanbul Teknoloji Transfer Ofisi'nin 4 ayrı kümelenmeyi desteklediğine değinen Erdoğan, savunma, havacılık ve uzay, sağlık endüstrisi, denizcilik ve siber güvenlik kümelenmelerinin dışa bağımlılığı ortadan kaldırmak, milli teknolojileri üretmek, yerli sanayiyi bir üst lige çıkarmak hedefleriyle çalışmalarını sürdürdüğünü anlattı.
Erdoğan, kritik şirketlerin yanı sıra yeni filizlenen girişimlerin de Teknopark İstanbul'un imkanlarından faydalandığını belirterek, "Halen 95'i aşkın girişimci, inovatif ve derin teknoloji tabanlı iş fikirleri üzerinde Ar-Ge çalışmalarını burada yürütüyor. Bunların arasında laboratuvarda yapay elmas üreten, anne sütünü zehirli kimyasallardan arındıran, yapay zeka ile risk tahmini yapan, sahte ilaçların tespitini sağlayan, akciğer kanserinin üç boyutlu navigasyon yöntemiyle teşhisini kolaylaştıran çalışmaları yürüten gruplar da burada bulunuyor." değerlendirmesini yaptı.
Erdoğan, Teknopark İstanbul 2. Etap Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, Teknopark İstanbul'un bu günlere gelmesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca sunulan desteklerin yanında Savunma Sanayii Başkanlığı ile İstanbul Ticaret Odası'nın güç ortaklığının da önemli rol oynadığını söyledi.
Burada yürütülen çalışmaların diğer teknoparklara da örnek olduğunu anlatan Erdoğan, tüm etapları tamamlandığında İstanbul Teknopark'ın 1,5 milyon metrekarelik kapalı alanda binden fazla Ar-Ge firmasına ev sahipliği yapan bir yere dönüşeceğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burayı 43 bin araştırma geliştirme mühendisinin çalıştığı, dünyanın sayılı Ar-Ge merkezlerinden biri konumuna getirmeyi amaçladıklarını vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Ülkemizdeki 85 teknoparkımızın hepsinde de firmalara son derece cazip teşvikler sunuyoruz. Ülkemizin en yetenekli gençleri en başarılı girişimcileri bu kampüslerde hayallerini gerçeğe dönüştürüyor, ülke ekonomisine katkıda bulunuyor. Bu gibi merkezler tersine beyin göçünü de teşvik ediyor. Yurdumuza dönecek araştırmacılara birinci sınıf iş ortamları sunuyor. Çok müşahhas bir örnek vereyim, Türkiye'nin daha kısa bir zaman önce 'Türkiye'nin otomobili Projesi' halkımız tarafından büyük bir teveccühle karşılandı. Türkiye ilk yerli otomobil için harekete geçtiğinde birileri Türkiye'de otomobil sanayi kurulamaz diye resmi raporlar yazıp niyetlerini kayda geçiriyorlardı. Bu zihniyet ülkemize 60 yıl kaybettirdi. Biz bu adımı attık ve gördük ki Türkiye'nin gücü de potansiyeli de yeterli."
Bu projenin beyin takımının Bilişim Vadisinde, Türkiye'nin medarı iftiharı olabilecek teknoloji ve inovasyon merkezinde şu anda çalışmalarını sürdürdüğünü dile getiren Erdoğan, "Birçok Türk mühendis ve profesyonel, yurt dışındaki prestijli işlerini bırakıp sırf bu projede yer almak için büyük bir heyecanla vatanlarına döndüler. Şimdi Türkiye'nin teknoloji üssü Bilişim Vadisi'nde geleceği şekillendirecek çalışmalar yürütüyorlar." dedi.
Erdoğan, geçen sene uygulamaya başladıkları Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı'na gelen talebin de ümit verici seviyede olduğuna işaret ederek, "Dünyanın en iyi üniversitelerinden, dünyanın en iyi araştırma merkezlerinden üst düzey araştırmacılar, çalışmalarını yürütmek için artık ülkesini Türkiye'yi seçiyor. Gelen araştırmacılar akademik birikimlerini ve saha tecrübelerini ülkemize aktarıyor, doktora öğrencileri yetiştiriyor ve gençlerimize rol model oluyorlar." ifadelerini kullandı.